Sırbistan’daki Medyalar Ailesinin Karşısında Gazeteciye Düzenlenen Suikast Olayına Suskun

Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on email
Zukorlić, Rasim Ljajić’in (Lyayiç) SDP partisine yakın olan insanların düzenledikleri bir siyasi tasfiyenin söz konusu olduğunu ifade etti.
Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on email

Adalet ve Mutabakat Partisi’nin lideri olan akademisyen Muamer Zukorlić (Zukorliç) “Vesti” adlı televizyon kanalında gazeteci Edin Hamidović’e (Hamidoviç) yapılan suikast hakkında konuştu. Zukorlić, Rasim Ljajić’in (Lyayiç) SDP partisine yakın olan insanların düzenledikleri bir siyasi tasfiyenin söz konusu olduğunu ifade etti. Edin Hamidović’e yapılan suikastin nedeninin de kendisinin Sjenica (Syenitsa) kasabasindaki savcılığın yolsuzluk yapanlarla yaptığı işbirliği açığa çıkarmasıydı.

“Sjeničke novine” isimli medyanın sahibine, altı çocuğunun önünde yapılan suikast olayının sessiz bir şekilde geçmesi gayet üzüntü vericidir. Meksika, Kolombiya ve Sicilya’daki mafyalar bile öldürmek istedikleri bir kimsenin altı çocuk babası olduğunu görürlerse, çekinirler. Kendisi, Rasim Ljajić’in SDP partisine yakınlığıyla bilinen Latović suç örgütünün üyesinin tarafından öldürülmüştür, fakat bunların zikredilmesine bile gerek yoktur. Asıl soru ise, zorbalığın sebebi nedir? Bu insan neden öldürüldü? Öldürülmesinin tek nedeni de kendisinin kurucusu olduğu “Sjeničke novine” isimli medyanın üzerinden siyasetin, polisin ve savcılığın yolsuzlukla yaptığı işbirliği eleştirmesiydi. Bu bilgileri burada neden paylaşıyorum? Çünkü, Belgrad medyası olarak sizin açınızdan Niş’te yapılan bir kavga, aile sahibi ve geçmişi temiz olan bir insanın öldürülmesinden daha çok ilgi görmeye layıktır. Bu kesinlikle kabuledilebilir birşey değildir. Bu çifte standartlık yanlıştır ve bunun değişmesi gerekir. Polisin bu suçu yapanların evlerini beş, altı ve hatta yedi gün olaydan sonra kontrol etmesinin lafı bile olamaz. Aynı şekilde, katilin serbestçe Karadağ’a gitmesine izin verilmesi de düşünülmez birşeydir.

Aynı şekilde, savcının ve polis memurların davranışları kabuledilmez niteliğindedir. Bu yüzden de bunları söylüyorum. Bu kesinlikle Sancak’ta ya da Sjenica’da (Syenitsa) yaşanmış siyasi bir cinayettir, ve bu son on yılda yaşanan tek bir olay değildir, fakat asıl soru da bunun arkasında kim duruyordur? Eğer o (olayın arkasında duran kimse) Belgrat’taki bazı gruplara yakın ise, o zaman onun yaptığı (suç) küçük ve bağlam dışı görülür. Fakat, olay farklı şekilde yaşanmış olsaydı, öyle ki, Allah korusun, olayın faili Zukorliç’e yakın olan bir kimse olsaydı – o zaman işler tamamen farklı olurdu. Bununla alakalı basın toplantısı da tarafımca düzenlenmiştir ve neyden bahsettiğimi ayrıntılarıyla biliyorum. Bu gerçekten büyük bir olaydır. Bundan daha kötü birşey yaşanabilir mi ki? Ben bunlardan üç senedir Millet Meclisinde konuşuyorum, fakat o konuşmalarında, basın toplantısında olduğu gibi, keskin bir dili kullanmadım, çünkü hükümeti bu konularda bilgilendirmeye çalışıyordum.

Bugün da tekrar söyledim: Bir suç Belgrat’ta mı, Niş’te mi ya da Sancak’ta mı yaşandı şeklinde olayların parametresi olamaz. Devlet, toprakların tamamında entegre olmuş bir sistem ise, ve her bölgesine önem veriyorsa, o zaman bölgelere göre farklı standartlar uygulanamaz. Ben böyle bir problemin hala mevcut olduğunu düşünüyorum ve bunu cumhurbaşkana da söyledim. Henüz gaza mi gelmedik? “Belivuk” örgütünün hakkında da konuştum, bir Belivuk başka bir “Belivuk’tan” daha tehlikeli olamaz.

Devamını oku